26/12/2007 ·
Bir dostum göndermiş okumam için çok begendim sizinle paylaşmak istedim hayattta farkında olmadan neler neler yapıyoruz.
*Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı,
Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdikbabamla.
Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksı n babanla?' diye çıkışır, beni odama gönderirdi.
Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi. 'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim.
Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı.
Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe.
Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi.
Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı topla!'diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.
Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım. ' dedi bir gün.
Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım?
Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım.
Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim.
Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.' dedi.
Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim.
O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi.
Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da
annem.' dedim.
Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi.
Heyecanla başladım anlatmaya.
Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek,
komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde
kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye.
Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
Duyduklarına inanamıyorlardı ..
Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi.
Farkında' Olmalı İnsan... Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti
Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür.
|
Yorum (7)
Yorum yaz!
Arkadaşına Gönder!
7 yorum yazılmıştır
Yazan:
emelsen |
Tarih: 2008-01-04 19:00:25
Konu: ...
harikaydı...içim burkuldu okurken ve son satırlarda çok duygulandım...gerçekten yaşanan şeyler bunalr...haaytın içine dalıp o küçük ama aslında kocman yürekleri ihmal etmiyormuyuz hiç birimiz...?
sevgiler...
Bağlantı » »
Yazan:laleninbahcesi.blogspot.com |
Tarih: 2007-12-31 08:52:21
Konu: lale den
yeni yıl , sağlıkla , güzellikle umutlarla gelsin. Tüm sevdiklerinizle daha nice yıllara
Bağlantı » »
Yazan:blogcuabla(aysel) |
Tarih: 2007-12-29 16:26:44
Konu: selam adaşım
yazın beni çok etkiledi ve bi solukta okudum. paylaşımına teşekkürler görüşmek üzere denizliden sevgiler
yeni yılını kutluyorum. hayırlı ve sağlıklı bir yıl olsun inşallah
Bağlantı » »
Yazan:
sedencik |
Tarih: 2007-12-28 21:24:00
Konu: merhaba...
ailen ve tüm sevdiklerinle ve elbette fiji ve maviyle birlikte...
huzurlu,sağlıklı,mutlu ve sevgi dolu nice yıllar diliyorum...
yeni yılın kutlu ve mutlu olsun...
sevgiyle...
Bağlantı » »
Yazan:
thares |
Tarih: 2007-12-28 17:09:53
Konu: Mutlu Yıllar
Gerçekten çok güzel bir paylaşım
Bir çok sorunun sadece susmakla halledilebileceğini çok geç öğreniyoruz
Paylaşımınız için çok teşekkürler
Barışla Dolu Savaşların ve Kardeş Kavgalarının Olmadığı Mutluluk Anlayış ve Sağlıkla Geçecek Yep Yeni Bir Yıl Dilerim
Bağlantı » »
Yazan:
sedencik |
Tarih: 2007-12-27 00:26:51
Konu: merhaba ...
çok güzel ve çok doğru...
farkında olmadığımız,önemsemediğimiz,boşverdiğimiz herşeyin bedelini...
bir gün yine biz öderiz....
farkındalıkla geçsin tüm zamanımız...
sağlık ve sevgiyle...
Bağlantı » »
Yazan:
kalimerasas |
Tarih: 2007-12-26 10:57:41
Konu: Çukurovaya mutlu yıllar
Dergi çalışmalarım için araştırmalarım vardı o yüzden sizleri ihmal ettim. Üzgünüm lütfen bağışlayın.Annemi çok severdim.Özlemek ne kelime, tanrının gücüne gitmezse doyamadım.7 yaşımda iken anneanneme gittim. Gündüz okulda, evdeydim ama yatmaya ninemin yanına giderdim.Bu ortaokul bitene dek sürdü.Sonra İzmirde lise,Askerlik, evlilik derken misafir gibi oldum Zeynep sultanın yanında.Onun en çok GS galip geldiğinde gece yarısı telefonla araması derinden duygulandırırdı.Güzel ifadeleriniz için teşekkürler.Sağlıklı olmanız en büyük dileğim.Çukurovaya yürekten selam,mutlu yıllar tüm ailenize.
Bağlantı » »
« Önceki :: Sonraki »